Vergi Davalarının Kapsamı

By İstanbul Akşahin Hukuk Bürosu In Avukat No comments

Vergi davaları da, toplumu yakından ilgilendiren hukuki olaylardandır. Vergi davaları ortaya çıkan çeşitli vergi ihtilaflarının çözümüne yöneliktir; uyuşmazlıkların mahkemeye intikal etmesi durumunda oluşur.

Vergi davaları vergi, resim, harçlar ve tüm bunlara ilişkin faiz ve cezalar ile yakından ilişkilidir. Ayrıca kur farkı, fon ve benzeri şekillerde isimlendirilen vergi benzeri mali yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarla ilgilenilir.

Vergi Davalarının İçerik Olarak Kapsamı

İdari yollara başvurarak çözülemeyen yahut yargısal anlamda çözümlenmek istenen çeşitli uyuşmazlıklar; vergi yargısının kapsamına girmektedir. Bir vergi davasının açılabilmesi için, mükellefle idare arasında dava konusu olabilecek bir ihtilafın bulunması gereklidir.

Kaçakçılık, kaçakçılığa iştirak, vergi mahremiyetini ihlal vb. durumlar; Vergi Usul Kanunu’nda yer alır. Fakat bu konulara dair, hürriyeti tehdit edici ceza gerektiren durumlarda ise; ceza mahkemeleri devreye girmektedir.

Vergi davalarının içerik olarak kapsamını, üç başlık altında toplamak mümkündür.

– Vergi Usul Kanunu’na tâbi olan vergi, resim, harçlar ve bunların faizlerine, cezalarına ilişkin davalar sayılabilir.

– İkinci olarak, Gümrük Kanunu’na göre ithal ürünlerdeki vergi ve resimler ile bunların cezalarına ilişkin davalar sayılabilir.

– Ayrıca; kur farkı, fon ve vergi benzeri mali yükümlülük olarak belirtilen yükümlülükler; vergi davalarının kapsamındadır. İnzibati para cezaları ile ilgili davalar, bu alana girer.

Verilen bu üç alandaki tahsilat aşamalarına ilişkin ortaya çıkan ihtilaflar ile ilgili davalar; konu kapsamındadır.

Vergi Davalarına Konu Edilemeyecek İşlemler

Vergi davaları, idari nitelikli davaların özel bir türüdür. İdarenin işlem ve de eylemlerine karşı açılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ikinci maddesi, “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı maddedir. Bu maddede, vergi davalarının niteliği açıklanmıştır. İdari işlemler hakkında yetki, şekil, konu, neden ve maksat yönlerinden birisi yönünden hukuka aykırılık aranır. Bu durumlar haricinde, vergi davalarında işlem yapılamaz. Bu sebeplerle, menfaati ihlal edilenler tarafından açılacak davalar; vergi davalarında, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.

Hangi durumda vergi mahkemesinde dava açılabileceği hususu da, yasalarca düzenlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun, “Dava konusu” başlığıyla, 378. maddede; dava edilebilecek ilgili durumlar düzenlenmiştir. Buna göre, vergi mahkemelerinde dava açabilmek için gereken şartlar da belirlenmiştir.

 

Vergi Mahkemelerinde Dava Açabilmek İçin Gerekli Şartlar

Verginin tarh edilmesi, ceza kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmesi gereklidir. Tevkif yoluyla alınan vergilerde, istihkak sahiplerince ödemenin yapılmış; ödemeyi yapan tarafından, verginin kesilmiş olması gereklidir.

Vergi Davalarının İşlev ve Kapsamlarına İlişkin Değerlendirme

Mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, vergi yargısında idari davalara konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler vardır. Verginin tarh edilmesi, vergi tevkifatı, ihtiyati tahakkuklar, ödeme emri ve haciz gibi uygulamalar vesile olabilir. Tüm bu hâllerde, mükellefin menfaatini etkileyecek nitelikte sonuç doğuran işlemler söz konusudur. Bu neticelerle, vergi davaları kapsamının oluştuğunu ve işlerlik kazandığını söylemek mümkündür.